Kılıbık

8,79

( 24 kişi yorum yaptı )

Kılıbık

Sinema Filmi

1983

Namlı bir kabadayıya benzetilen ve bundan yararlanarak çeşitli olaylar içine giren iki çocuk babası bir adamın öyküsü.

Oynayanlar

Kemal Sunal Kemal Sunal Kamil
Nevra Serezli Nevra Serezli Mihrimah
Ali Şen Ali Şen Müslüm Efendi
Sümer Tilmaç Sümer Tilmaç Arabacı Niyazi
Sırrı Elitaş Sırrı Elitaş Kara Bela
Günay Girik Günay Girik Erol
Hüseyin Kutman Hüseyin Kutman Kamil'in Patronu
Muzaffer Cıvan Muzaffer Cıvan Kasap Mehmet
Nevzat Açıkgöz Nevzat Açıkgöz Marketçi Tahsin
Adem Taşay Adem Taşay Antrenör
Reha Yurdakul Reha Yurdakul Komiser
Gökhan Mete Gökhan Mete Bakkal Halil
Yadigar Ejder Yadigar Ejder Niyazi'nin Adamı
Kudret Karadağ Kudret Karadağ Koğuş Ağası
İbrahim Kurt İbrahim Kurt Onyedibela Kadir
Giray Alpan Giray Alpan Niyazi'nin Adamı
İhsan Gedik İhsan Gedik Leylek Kadri
Cevdet Arıkan Cevdet Arıkan Savcı
Osman Han Osman Han Niyazi'nin Adamı
Yusuf Çetin Yusuf Çetin Arabacı Niyazi'nin Adamı
Bedri Uğur Bedri Uğur Niyazi'nin Adamı
İbrahim Önen İbrahim Önen
Taci Erşan Taci Erşan
Ömer Ekmekçi Ömer Ekmekçi
Günay Güner Günay Güner Niyazi`nin adamı
Mesut Sürmeli Mesut Sürmeli Komiser
Bülent Onaran Bülent Onaran Marketci Tahsin'in Arkadaşı
Bülent Sakrak Bülent Sakrak Davulcu
Zafer Nedir Zafer Nedir Manav
Hüseyin Civan Hüseyin Civan
Gönül Genç Gönül Genç
Billur Emre Billur Emre
Hikmet Gül Hikmet Gül Reklamda Oynayan Kadın
Timuçin Caymaz Timuçin Caymaz Ali Şen Seslendirmesi
Ayton Sert Ayton Sert Reha Yurdakul Seslendirmesi
Rıza Pekkutsal Rıza Pekkutsal Cevdet Arıkan Seslendirmesi
Hikmet Körmükçü Hikmet Körmükçü Seslendirme
Hakan Tanfer Hakan Tanfer Günay Girik Seslendirmesi
Levent Dönmez Levent Dönmez Sümer Tilmaç Seslendirmesi
Ünal Gürel Ünal Gürel Muzaffer Cıvan Seslendirmesi
Bedia Ener Bedia Ener Seslendirme
Ersin Sanver Ersin Sanver Kudret Karadağ Seslendirmesi
Erdal Özyağcılar Erdal Özyağcılar Gökhan Mete Seslendirmesi

Ekip

Kurgu İsmail Kalkan (Kurgu)
Yapım Ekibi Reha Yurdakul (Yapım Amiri)
Erol Emerle (Yapım Asistanı)
Taci Erşan (Set Amiri)
İbrahim Önen (Set Ekibi)
Sabit Çoluel (Set Ekibi)
Yönetmen Ekibi Ahmet Sezerel (1. Yardımcı Yönetmen)
Ümit Volkan (Reji Ekibi)
Kamera Ekibi Cem Molvan (1. Kameraman)
Post-Prodüksiyon Gültekin Çavuş (Negatif Kurgu)
Suat İşlek (Negatif Kurgu)
Selahattin Kaya (Laboratuar Şefi)
Mustafa Yıldız (Laboratuar)
Sabahattin Hoşsöz (Renk Düzenleme)
Işık Ekibi Ömer Ekmekçi (Işık Şefi)
Teoman Sayın (1. Işık Asistanı)
Ses Ekibi İsmail Kalkan (Senkron)
Seslendirme Erkan Esenboğa (Seslendirme Yönetmeni)
Tasarım Bedri Koraman (Afiş)

Firmalar

Uğur Film (Yapım)
Cümbür Cemaat Oyunculuk ve Seslendirme (Seslendirme)
Yeni Lale Film (Film Hazırlık)
Yeni Lale Film (Seslendirme)
Yeni Lale Film (Ses Kayıt ve Miksaj )

Son Yorumlar (24)

benimsinema avatar benimsinema 19 Temmuz 2014 17:28:38

6

nevra serezliyi cok bagirtmislar bu filmde insan bi yerden sonra sesini duymak istemiyor... benim icin yine siradan olan filmlerden biri

jeremiekhan 09 Eylül 2013 12:06:37

başarılı bir film komik bir müzik ve güzel bir son a sahip

bysiirtli56 avatar bysiirtli56 03 Haziran 2013 21:53:29

10

Son sahne hüzünlendirdi. Bu rolünde hakkını iyi verdi kılıbık

performer avatar performer 25 Nisan 2012 00:11:04

film çekimlerinin çoğunluğu istanbul emirgan'da yapılmış. kartal tibet çekimler sırasında ağır bir böbrek infeksiyonu geçirdiği için ahmet sezerel ve muzaffer hiçdurmaz filmi tamamlamışlar.

FOSTERKANE avatar FOSTERKANE 22 Nisan 2012 04:11:04

80 lerde cevrilen en güzel kemal sunal/saban filmlerinden biride bu film. defalarca izlenilse bile bıkkınlık vermiyor. fakat bu filmin yönetmeni kimdir hala bilmiyorum. jenerikde yazan ugur inan sahiden bu filmin yönetmenidir? daha da önemlisi ugur i nan diye bir yönetmen varmıdır ? yoksa hollywood filmlerinde oldugu gibi alan smithee gibi takma bir ad midir ? eger ugur inan diye bir yönetmen varsa ve bu filmin yönetmeniyse 80 li yıllarda kolayca kartal tibet de rakip olabilirdi. baska kaynaklarda yönetmen olarak muzaffer hicdurmaz ve ahmet sezerel yazıyor. dogru da olabilir. tibet herhangi bir nedenden bu filme baslayip yarım bırakıp yardımcı yönetmenlerine bırakmısta olabilir. gerci ben bu filmin yönetmeni hep kartal tibet sanırdım zaten filmi izlerken de ilk akla gelen (yönetmen olarak) kartal tibet oluyor. sonuc olarak karısık bir olay. bugün filmi izlerken bazı sahneleri memduh un cekmis olabilir diye düsündüm. mesela final bölmü bende öyle bir his uyandırdı. zaten filmin ilk sahneleride bilindik bir türk filmi gibi baslamıyor. önce kamil ve ev sahibi müslüm efendi arasındaki anlasmazlıga sahit oluyoruz, sonrada mahkeme sahnesini görüyoruz. ve kamil in ailesini makheme sahnesinden sonra tanıyoruz. bilindik bir türk filmi olsaydı önce kamil ve ailesini tanırdık ve sonradan bas belası müslüm efendi karsımıza cıkardı . bence filmin bu ilk sahneleri film bittikten sonra cekilmis. tabi bu benim iddiam. filmin konusunun aziz nesin in toros canavarından alıntı oldugu zaten yazılmıs. bundan dolayı ozkaracam a yine tesekkür ederim. senaryo yazarı osman seden aziz nesin in öyküsünden basarılı bir kemal sunal/saban filmi yazmıs. nesin in bu öyküsünden bir kemal sunal filmi yazmak elbette kolay bir is degil. seden burda yine ustalıgını kanıtlamıs. icabında bu öyküden baska bir filmde cika bilirdi eger umur bugay ve zeki ökten bu öyküden bir film yapmak isteydi. seden kendi tarzında ve kemal sunal hayranlarının begencegi bir senaryo yazmıs. nesin in toros canavarı öyküsünü ve kendi yazdıgı yönetigi yüz numaralı adam (1978) filminden yararlanarak yep yeni bir senaryo yazmıs. yüz numaralı adam filmindeki - reklamların sadece yalan oldugu- gercegini bu filmde de anlatmis. "bende kara belayken silahlarımı öz dana yaglarıyla yaglardım". 80 yıllardaki tüm dünyada yasanan "al-al-al" hastalıgının insanlara (yani halka) reklamlarla nasıl enjekte edildigini, evinde yiyecek yemege yokken hala en iyi marka "vakko" elbiseyi giymek istedigini seden güzel cok güzel anlatmıs. kamil in bakkala manava borcu varken esi hic aldırmadan kolu komsu yu ve esnafı catladarak alısverisine devam eder. gerci filmde biz bunu görmeyiz ama kamil le birlikte bakkalın agzından duyarız : "daha temin karınla kızın gecti elleri paket dolu...". seden in bir baska elestiriside medyanın nasıl bir katilden (ki isledigi suclar yüz kızartıcı suclardır) yararlanak derken istemeden olsada ünlü yapması. gercek kara bela bile buna dayanmayıp kendi gidip polise teslim olur. gercek suclu bile ünlü olmanın herkes tarafından tanılmanın daha önemli oldugunu anlar. gerci nesin in öyküsünde de var bu. toros canavarı kara bela gibi aglayarak teslim olur. ama nesin in öyküsüyle seden in senaryosunun finali farklıdır. nesin in öyküsndeki sahte toros canavarı hersey ortaya cıkınca (yani gercek toros canavarı teslim olunca) aklını yitirir. seden in senaryosunda hersey ortaya cıkınca kamil neye döndügünü sasırır. kamil ken kimsenin kendisini adama saymadıgı hatta nerdeyse görünmeyen bir adam gibi yasayan kamil kara bela sanıllınca hayatında hic görmedigi ilgiyi görür. düsmanları kendisinden af diler, bakkal manav kamil ken kendisini adama saymazken kara bela diye kendisini saygı gösterir. eskiden yüzüne bakmayan tanımayan patronu özel ilgi gösterir. bu tek kamil in degil ailesinin cok hosuna gider hatta dogrucu davut olan oglu bile bu ilgiden mutlu olur. ve kamil tüm bunları birden kayıpedince herkes ve ailesi tarafından hor görülür. hatta oglu bile kendisinden sogur. gerci aglayarak "sen dünyanın en iyi babasısın" dedese bile ne kamil ne de izleyici buna inanir. ogul da artık tüm nimetleri kayıpedince babasından sogur. kamil bir bakıma artık yasarken ölmüstür. evden tasınırken ilk defa kamil sigara icerken görürüz, caresiz bir halde dünyaya küsmüstür artık. kamil bu haldeyken oglunu kanlar icinde görünce son darbeyi yer. artık kaybedecek hic birseyi yoktur (oglunu kanlar icinde gördügü sahnede kemal sunal ın ne büyük bir oyuncu oldugu görülmekte). kamil artık korkuyu yenmistir. ilk basta esine söyledigi "ama ara niyazi var" diyen kamil ölmüstür artık. "senin de köpeklerinin de canı ceheneme" demesiyle kamil yeniden canlanır. niyazi ve adamlarını dövdügü bölüm bir cüneyt arkın filmi gibidir. ve sunal da arkın gibi de basarılıdır. belli ki bu bölüm fazla sert olmasın diye kamil niyazi nin adamını (yadigar ejder) döverken "a kus" der. yoksa bir cüneyt arkın ın avantür bir film gibi finali cok sert olurdu bir kemal sunal filmi icin. elbette yüz numaralı adam filmine benziyor. ama seden bu filmde kamil in neden böyle güclü oldugunu cevaplamaya da calısıyor "ben askerligimi komando olarak yapmıstım". ve o kavga sahnesinden sonra filmi yumusatmak icin kamil esine yıllar sonra yine "en büyük kamil baska büyük yok" dedirdir. sansürlenmis sahne : kamil (kemal sunal) polise sikayet icin gidigi ve tuttuklandıgı bölümde sansür uygulandıgı belli. ama buna ragmen flashback sahnesinde sansür uygunlanmamıs. kamil in cocukken cam kırdı diye polis tarafinden kullaklarının cekildigi sahne sahiden korkucu olmus. (diger flashback sahneleride güzel cekilmis). bunların dısında : 1. görüntü yönetmeni orhan oguz un görüntüleri cok basarılı. 2. cahit berkay bu filmde melih kibar in hababam sınıfı gibi bir beste hazırlamıs. hızlı calinca eglenceli, yavas calınınca da süper slow bir parca haline geliyor. ellerine saglık berkay. 3. aysen gruda dan sonra nevra serezli kemal sunal la süper bir cift olmuslar, keske nevra serezli yle daha cok film cekseydi rahmetli. birde ali sen i unutmamak lazım. yine her zamankı gibi üstün bir oyun sergilemis. 4. filmde kamil in oglu ve kızını oynayan oyuncular kötü bir oyun sergilemisler ama buna ragmen seslendirmeden dolayı bu pek göze batmıyor. hele günay girik in canlandırdıgı erol karakteri icin kücük emrah ın öncüsü oldugunu bile iddia ediyorum. erol akılı ve örnek bir cocuktur. ezilen babasına filmde (en azından ilk yarısında) hep arka cıkar. ve daha önemlisi erol kimin seslendirmis olması. hakan tanfer emrah sendromu daha yasanmadan önce bu filmde ilk hazırlıklarını yapmıs. bu film 1983 yıllında cekilmis. emrah sendromu türk sinemasında 84 yıllında baslıyor. 5. filmin yapımcısı memduh ün bu film icin iyi para harcamıs. kamil in uykulu halde kamyonuyla pazara dalması o yıllar icin masraflı ve farklı bir bölüm olmus bu filmde. ve kamil evi, filmin cekildigi bina cetin inanc ın cüneyt arkın in la cektigi filmlerindeki bina. sanırım bos bir binaydi (inanc ın filmlerinde bos bir bina oldugu belli oluyordu). ayrıca arkın da rüzgar filminde, remzi jöntürk de unutulmayanlar filminde (ve bir cok baska türk filminde) bu binayi kullanısmıstı. ama memduh un bu binayi oldugu gibi kullanmamıs. kamil in kaldıgı daireye para harcayip odaları dösemis ve dairenin kapısını bile boyatmıs.

veritas avatar veritas 07 Şubat 2012 20:58:02

8

güzel bir film.kendi halinde bir adam olan ve karısından çok çeken kamil e (kemal sunal) birdenbire kerbela yaftası yapıştırılınca, kendi ailesi dahil herkes kamil den korkmaya başlar.ancak filmin sonunda gerçek kerbela olmadığı anlaşılır ama bu sefe r de öyle bir kahramanlık sergiler ki gerçek kerbela dan çok da farklı olmadığı anlaşılır.filmde en çok şu diyaloğa gülerim;kamil(kemal sunal): şunları alıyorum hesaba yazar mısın?bakkal: hayır bundan sonra veresiye vermeyeceğim size.demin karınla kızını ellerinde lüks mağazaların poşetleriyle dükkanın önünden geçerlerken gördüm.o mağazalara gelince para var da bize gelince mi para yok?bu diyalog çok manidardır.

Yandex.Metrica