Kadının Adı Yok

7,44

( 15 kişi yorum yaptı )

Kadının Adı Yok

Sinema Filmi

1987

Künye

Yönetmen Atıf Yılmaz
Senaryo ,
Yapımcı Cengiz Ergun
Müzik Esin Engin
Görüntü Yönetmeni Çetin Tunca
Eser
Tür Dram, Duygusal
Özellikler 35 mm, Renkli
Ülke Türkiye
Etiketler Romandan Uyarlama Daha Fazlası

Ekip

Yapımcı Leyla Özalp (Yapım Koordinatörü)
Ahmet Şişman (Yapım Yönetmeni)
Sadık Deveci (Uygulayıcı Yapımcı)
Kurgu Mevlüt Koçak (Kurgu)
Yapım Ekibi Ahmet Altunterim (Yapım Asistanı)
Yönetmen Ekibi Sevgi Saygı (Yönetmen Yardımcısı)
Sevgi Can (Yönetmen Yardımcısı)
Post-Prodüksiyon Ufuk Kayar (Film Baskı)
Işık Ekibi Turgut Pelit (Işık Şefi)
Seslendirme Mustafa Alabora (Seslendirme Yönetmeni)
Ergün Işıldar (Seslendirme Yönetmeni Yardımcısı)
Nevzat Çankara (Seslendirme Yönetmeni Yardımcısı)

Firmalar

Odak Film (Yapım)

Son Yorumlar (15)

AlınYazısı avatar AlınYazısı 16 Şubat 2017 10:06:57

6

Karma karışık ve kafa bulandıran bir film. Modern İlişkiler saçmalığı işin artık raydan çıktığı’nın kanıtıydı.Kadının adı yok… nedir kadın kimdir? görevi nedir. Kullanılmak için veya bir süs eşyasımı. Düşünceleri beklentileri. Hayalleri önemsenmeyen . Sadece cinsel manada kullanılan ve kadınlık vasıflarından yararlanılan birimi? Belki toplumun çoğu için öyle. Peki Baba neden kızının üzerine düşkün ve diktatör bir şekilde aşırı disiplinliydi? Kızı neden gizli Saklı işlerle babasının yüzünü yere düşürüyordu. Babası kızım bir yerde çalışamaz çalıştıran adamın alnını karışlarım dediğinde, babası gayet modern giyimli ve mütevazi bilgili biri olarak görünüyordu. Oysa kızı okuyordu bilgiliydi. Sınavları kazanmak istiyordu. Peki kendinden yararlanmasına neden izin verdi. Annesi kadınlık görevlerini ona anlattığında şaşırıp kalmış ve kafası karışmıştı.
Evlenip gitmek istiyorum. Ailemden bunaldım dedi ve kendini bir liman olarak gördüğü Gürkan’ın yaşamına attı.
Gürkan ona herşeyi verdi. Sevgi aşk para ama yaşamak için çalışmakta lazımdı. Gürkan’ın aşırı iş hayatı
Işığ’ın ondan kopmasına yol açtı. Yolunu kaybetmiş bir bedevi gibi sağa sola çarpan zavallı Işık, sıcak bir gülümseme’nin verdiği heyecanla bu kez Mehmet’in hayatına giriş yapar.
Mehmet evlidir. Karısı anlayışlı olsada izleyiciyi şoka koyacak bir davranışla ışık ile mehmet’in aşkına tepki göstermesi gerekirken. Modern ilişkiler dediğimiz olayın yansımasıyla olayın içinde kendi yaşamınıda berbat edicektir. Mehmet’in karısı güzel bilgili ve sorunsuz biri olmasına rağmen. Tek kadınla yetinmeyip Işık diye bir kadına sözde aşık olmak engel konulamaz bir durumdur.
Peki ya Mehmet’in ufak çocuğu onun ne günahı vardır? olaylardan habersiz. Işık denilen bir kadının kendi evlerinde anne ile babasınında oturmuş derdini anlatan bu kadını sadece misafir olarak gören
Herşeyden habersiz zavallı bir yavrucak.
Işığın heyecanı ve hızı zaman kaybetmeden Mehmete’ de tekme vuracak kadar gaddar ve acımasızdır.
Kalp taşıyormudur acaba bu kadın? Ne arıyor ne yapmak istiyor. Güzel olmanın yanında bilgili ve etkileyici olan bu bayan neden derdini anlatacak ve ona sıcak bir ilgi gösteren bir erkek bulamıyor derken, Orhan yamaç karakteriyle yine etkileyici ve karşısındaki insanı iki kelimeyle umutlandırıcı davranışlar sergileyen adam. Mehmet’i sevdiğini sanan Işık’ın kafasını bulandırıp bu kadını tereyağından kıl çeker gibi kendine çekecektir.
Kadın güçsüz düşünceleri aciz. Ruhu yapayalnız ve hep kullanılmış belkide ne aradığını bilmeden ona bütün benliğiyle kendini bırakacaktır.
Modern İlişkiler deniliyordu. Orhan Yamaç, Işık’ın evine rahatça girip çıkıyor. O arada Mehmet eve geliyor.
Işık, Mehmet’in yanında Orhan denilen adama evin anahtarını verip istediğin zaman gelebilirsin diyor. Ve Mehmetin erkeklik duyguları kabarıp, bu adam ne arıyor burda dediğinde, O benim arkadaşım buna karışamazsın diyen ışık kapıyı çarpıyor. Toplumsal normlar ve güdüler etkisiyle ev sahibi kapıyı çalıp. Işık hanım’ın yaptığı bu davranış ve çalkantılı yaşamı’nın kendisi ve etraftaki insanlara çok ters olduğunu anlatıp Işık hanım’ı yeni maceralara ve yeni limanlara yol almasına bir nevi vesile oluyor. Bu filmde kimine göre kadın, kimine göre erkek ve kimine göre hem kadın hem erkek.
Her iki tarafında haklı bir yanı var. Yaşamlar ne kadar iyileştirilmek istenirse sorunlar o kadar çok oluyordur.
Daha farklı bir kadın çığlığı beklenilebilirdi. Ama modern bir yaşam ve onun yaşattığı duyguları anlatmak bundan daha fazlası olamazdı.
Mesela bir ıraz kadın’ın çığlığı, fatma bacı’nın dramı. Gülsüm ana’nın feryadı. Bunlar hep ezilmiş hor görülmüş kadınların hikayesiydi. Ama Işık Hanım’ın değişen dünya ve kendi ile olan savaşı hiçte iç açıcı ve olumlu bir netice verilecek derecede görülmüyor.

karademir1981 avatar karademir1981 21 Ekim 2015 13:26:33

10

Kadın hakları konusunda farkındalık yaratmış Duygu Asena'nın kitabından, yine kadın temalı filmlere imzasını atmış değerli yönetmen Atıf Yılmaz, gayet başarılı bir film çıkarmış. Çocukluğundan itibaren cinsiyeti yüzünden toplumun beklentilerine uyma zorunluluğu yaşamış, özel hayatında ve çalışma hayatında ayrımcılıkla yüz yüze gelmiş, sıkışmış ve nefes alamayan bir kadının hikayesi. Senaryosu, yönetmenliği, oyunculukları ile göz dolduruyor film. Esin Engin'in tema müziği de çok başarılı. Sene 2015 ama maalesef filmin çekildiği dönemden pek farklı değiliz eleştiri getirilen konularda. Onun için bol bol kadın temalı filmler izlemeli ve bu konularda okuma yapmalıyız bence çünkü buna ihtiyacımız var...

kartal_tibet_1938 avatar kartal_tibet_1938 09 Mayıs 2015 20:50:19

tarık tarcanın rolü çok iyiydi onun yerinde olmak vardı.

emre84 avatar emre84 18 Şubat 2010 11:27:02

Başarılı bir film cast mükemmel emeği geçmiş herkesin ellerine sağlık

Yuxel1907 avatar Yuxel1907 18 Aralık 2009 16:18:12

1

Kitabı çok ses getirmişti; ama filmi pek seyircide yankı bulmamıştı..

Sineperi avatar Sineperi 17 Aralık 2009 14:55:12

9

Ne şanslısınız... Duygu'nun kendisinden imzalı hediye bir kitabınız var... Tek ricam kadınlara sadece anne oldukları için saygı duymayın lütfen. Biz kadınlar önce insan, sonra kadın en son anneyiz. Anne olmamayı seçmek gibi bir hakkımız da var... Öyl e değil mi?

Yandex.Metrica