Çingene Aşkı Paprika

8,10

( 4 kişi yorum yaptı )

Çingene Aşkı Paprika

Sinema Filmi

1969

‘Mondo Cane’ (1962) filminin Akademi Ödülü Adayı melodisi ‘More’ (“Ti Guardero’ Nel Cuore”) (Riz Orlandi / Nino Oliviera) ile başlayıp Paul Mauriat’nın ‘Une Larme Aux Nuages’ (1968) uzunçalarındaki ‘Rain And Tears’ (1968) (Papathanassiou / Bergman / Pachelbel) ile devam eden konuşma. Falcı Güllü, Paprika’nın davranışlarıyla şaşkına dönen Yiğit ile konuşuyor; “Üzülme, buradan da gitme. O seviyor seni. Bana inan. Fakat doğuşundaki yıldızlar onu öylesine gururlu yaptı ki aşkını sana itiraf edemiyor… Ne derse desin, ne yaparsa yapsın sabırlı ol. O deli, senden fazla ıstırap çekiyor.”


‘Paprika’nın (1935) (Erich von Stroheim) (Nil Yayınevi–1963) (Çeviren; Günseli Tunç) Yeşilçam çevrimi. Tanıtım yazısında Lale Belkıs’ın (sözlerini yazıp) söylediği ‘Çingene’ (1976) şarkısı var. Orijinali olan ‘Chicano’ (Steve Banda Kalenga / Jean Kluger / Daniel Vangarde) 1975’te yayınlanmıştı. Melodi, herhalde [Erol Solak’ın söylediği ‘Paprika’ (Sait Ergenç) çıkarılıp] filme sonradan eklendi.
‘Dünyanın en neşeli, en mesut fakat aynı zamanda en gamlı milleti; Çingeneler’ (Sf. 8). Asırlar önce Hindistan’dan gruplar halinde göç etmişler. Nereye bilinmez hâlâ gidiyorlar. Kırbaç sesleri ile karışık tekerlek gıcırtıları, çocuk, tencere, tava sesleri. Küpeli erkekler, ışıl ışıl bakan kadınlar.
Aralarına bir bebek katılmak üzere. Kraliçeleri Güler’in sancıları nedeniyle mola verirler. Küçük kız için Güllü Bacı’nın falı; “O bir biber tarlasında doğduğu için adını Paprika koymalıyız. Hayatına ateş ve ihtiras hâkim olacak… Gurur onu hayatı boyunca bırakmayacak… Bir tek erkeği sevecek… Ama O, bu aşkı ruhunun derinliklerinde gizleyecek.”
Çeribaşı Gaddar, kaç kez Güler’e sırnaşmış ama çocuğun babası ‘bir şehirli’ (romanda Macar Kontu). (Sonradan bu konu üzerinde durulmuyor.) Karısı doğuma yardım ederken O, Sümbül’le yataktaydı. Falcı Güllü, Gaddar’ın sonunu iyi görmüyor.
Yıllar sonra Paprika. Bir Çigan ezgisi kadar güzel. Çergi’nin kemancısı Yiğit ona âşık. Yer yer çatlamış, cilası kaçmış kemanıyla aşkını söylüyor. Ama ne yaparsa yapsın yaranamaz. Genç kız sevgisini söyle(ye)mediği gibi onu ‘üzmek, ağlatmak için elinden geleni yapıyor’. Gaddar’ın zincirini çalar, dayağı beriki yer; ‘Kazananla evleneceğim’ diyerek onları dövüştürür; At (Gaddar buna ‘beygir’ diyor) hırsızlığı suçlamasına sesini çıkarmaz (Neyse ki, romandan farklı olarak hapislik yok).
Artık dayanamayan Yiğit’in oradan ayrılışı ‘A Grande Orquestra de Paul Mauriat Vol. 6’ 33’lüğündeki (1968) ‘Una Canzone’ (1968) ( Franco Bradicardi / André Pascal) ile. Ona keman çalmayı öğreten Remzi Baba’nın “Oralarda sefalete düşersin” öğütleri yeterli olmaz. Şansını büyük şehirde deneyecekmiş.
Gerçekten de ilk günler çok zor. Seyyar Köfteci’ye [romanda Sucukçu (sf. 139)] verecek parası yok. Satıcıya önerisi; Bir şarkı ‘patlatacak’. Dinlemeye gelenler satışları artırırsa bir şeyler yiyecek. O kadar beğenilir ki tezgâhta ekmek köfte kalmıyor.
Sesi ‘milyoner Nihal Güler’in dikkatini çeker. Yiğit’i o geceki ‘arkadaş partisi’ne çağırır. Toplantıda iki güzel melodi vardı; Vittorio Monti’nin düzenlemesiyle (1904) ‘Csárdás’ ve ‘Georgy Girl’ (1966/67) (Tom Springfield / Jim Dale). Abisi Bülent’in de yardımıyla (Filmin yapımsısı Hilmi Coşkun olduğundan, elbette, Coşkun Plak Şirketi’yle) bir anlaşması yapılır. Sonrasında Yiğit büyük bir şöhrete ulaşıyor. İsmi şehrin her yanındaki afişlerde; ‘Yiğit Alp, Büyük Şöhret’. Başarılarından dolayı Vali (kitapta İmparator François Joseph) ‘altından bir sigara tabakası hediye etmiş’. Nihal, delikanlının ilgisini bekliyor ama onun aklı güzel Çingenesinde.
Sevdiği erkeğin resmini gazetede gören Paprika, ‘Mrs. Robinson’ (1967/68) (Paul Simon) ile İstanbul’a gidiyor. Filmdeki erkekler çok nazik bir şekilde yardımcı olurken romandaki genç kızın yaşadıkları içler acısıydı. Budapeşte’ye varabilmek için gar şefinden kondüktörüne, gemicisinden tramvay biletçisine tam 6 kişiyle yatmak zorunda kalır. Sarkıntılık edenlerin ise haddi hesabı yok.
Yiğit’in çalıştığı Kazablanka gazinosuna geldiğinde Ülkü, Serpil Örümcer’in sesiyle ‘Run, Samson, Run’ (1960) (Neil Sedaka / Howard Greenfield) şarkısının bir uyarlamasını söylüyordu; ‘Koş Aşkım Koş’ (Sözler; Ülkü Aker).
Sevdiği erkeğin Nihal’le arabaya bindiğini gören Paprika kıskançlık içinde Çergi’ye dönüyor. Yolda Bülent’le karşılaşır. Bu sırada Paul Mauriat’nın bir bestesi duyuluyor; ‘Ma Maison et la Riviere’ (1968). Belli ki Bülent de genç kızdan çok hoşlanmış.
Yiğit zaten oralarda mutsuzdu. Remzi Baba’nın ziyaretinde kararını verir. ‘Servetini, şöhretini, her şeyi terk edip’ ait olduğu yere ve Paprika’ya dönecek.
Genç kız, bu ‘fezalar kadar sonsuz aşkı’ ancak Bülent’le evlenmek üzereyken anlıyor. Beraberliklerinin önündeki engel ise bu kez Gaddar. Çeribaşı’nın bataklıkta boğulduğu kaçıp kovalamaca sahnelerinde ‘The Magnificent Seven’ (1960) filmindeki “Calvera Routed and Petra’s Declaration” ve “Calvera’s Return: Allegro Brutale” melodileri var. Romandaki Zoltan Gabor’u eziyet ettiği ayısı Piszkos öldürüyordu.

‘Gypsy Love’ (Zigeunerliebe) (1909) (Franz Lehár) melodisi ve Remzi’nin Yiğit’e Paprika hakkında söyledikleri; “Sen ayrıldıktan sonra eski neşesi, uçarılığı kalmadı. Kimseyle konuşmuyor. Birçok defalar çadırında için için ağlarken gördüm. Bana öyle geliyor ki seni çok seviyor o deli kız.”
(Yazan: Murat Çelenligil)







Künye

Yönetmen Mehmet Dinler
Senaryo
Yapımcı Hilmi Coşkun
Müzik Suat Sayın
Görüntü Yönetmeni Necati İlktaç
Süre 84 dk
Tür Dram, Duygusal
Özellikler Siyah Beyaz
Ülke Türkiye
Etiketler 45, Aşk, Bataklık, Romanlar Daha Fazlası

Oynayanlar

Engin Çağlar Engin Çağlar Yiğit
Mine Mutlu Mine Mutlu Paprika
Sevgi Can Sevgi Can Nihal
Erol Solak Erol Solak Gaddar
Nubar Terziyan Nubar Terziyan Remzi
Nermin Kuran Nermin Kuran Belkıs
Asuman Arsan Asuman Arsan Kraliçe Güler
Tansu Sayın Tansu Sayın Ülkü
Güzin Özipek Güzin Özipek Güllü Bacı
Nusret Özkaya Nusret Özkaya Gaddarın Adamı
Necdet Tosun Necdet Tosun Köfteci
Asım Nipton Asım Nipton Aşcı
Şükran Ay Şükran Ay
Serpil Örümcer Serpil Örümcer
Bülent Oral Bülent Oral Bülent
İhsan Bayraktar İhsan Bayraktar Gaddarın Adamı
Tuncer Tosun Tuncer Tosun Küçük Oyuncu
Zeynep Eren Zeynep Eren
Reşit Çildam Reşit Çildam Arabacı
Hülya Şengül Hülya Şengül Küçük Paprika
Hasan Yıldız Hasan Yıldız Gazateci Muhabir
Sıdıka Duruer Sıdıka Duruer Ebe
Mesut Sürmeli Mesut Sürmeli Piyano Hocası
Fuat İşhan Fuat İşhan Engin Çağlar Seslendirmesi
Adalet Cimcoz Adalet Cimcoz Mine Mutlu Seslendirmesi
Jeyan Mahfi Tözüm Jeyan Mahfi Tözüm Sevgi Can Seslendirmesi
Sadettin Erbil Sadettin Erbil Erol Solak Seslendirmesi
Rıza Tüzün Rıza Tüzün Nubar Terziyan Seslendirmesi
Altan Karındaş Altan Karındaş Asuman Arsan Seslendirmesi
Tijen Par Tijen Par Tansu Sayın Seslendirmesi
Nevin Akkaya Nevin Akkaya Güzin Özipek Seslendirmesi
Erdoğan Esenboğa Erdoğan Esenboğa Asım Nipton Seslendirmesi
Doğan Bavli Doğan Bavli Bülent Oral Seslendirmesi
Hakkı Haktan Hakkı Haktan Yolcu

Ekip

Müzik ekibi Serpil Örümcer (Şarkılar)
Şükran Ay (Şarkılar)
Suat Sayın (Şarkılar)
Bülent Oral (Şarkılar)
Erol Solak (Şarkılar)

Firmalar

Coşkun Film (Yapım)

Son Yorumlar (4)

aulus avatar aulus 02 Ekim 2014 05:16:42

4

"biber tarlasında doğdu, onun adını paprika koymalıyız" iyi ki başka tarlada doğmadı.

benimsinema avatar benimsinema 15 Eylül 2013 13:39:27

7

atesli cingene filmin ya tekrari yada ilk versionu cünkü ikiside ayni yilda yapilmis... tabiiki türkanla olani daha iyi, belki de o filme aliskin oldugumuzdan olabilir... bu filmde bol sarki var...fena degil

Murat Çelenligil avatar Murat Çelenligil 17 Mayıs 2009 11:59:05

10

"O, uzak yerlerde büyük bir adam olacak. Şöhrete erişecek ama en ünlü zamanında gene dönüp sana gelecek." Falcı Güllü?nün sözleri, aşkın önemli olduğu ve Kral VIII. Edward?ın Wallis Simpson için tahtını bıraktığı dönemi anımsatıyor.

Paprika ve Yiğ it. Sevgilerini gösteriş biçimleri çok farklı. Delikanlı döküntü kemanı ile besteler yaparken genç kız onu deli ediyor; "İki saattir ne diye bu zırıltıyı çalıyorsun? Vazgeç de kalaycılık yap daha iyi."
84 dakikalık filmde (yapımcı Hilmi Coşkun olduğu için hepsi Coşkun Plak?tan) şarkılar ve göbek havası 24 dakika. (Bir tek, sonradan ilave edilen ve Lale Belkıs?ın söylediği ?Çingene? Nova Plak?a ait.) Yiğit?ten, Suat Sayın?ın sesi ve bestelerini dinliyoruz. ?Zehirledin Beni? (1969); ?Sevmeseydim Seni Keşke? (1969); ?Son Günümde Yanımda Ol? (1969); ?Her Şeyin Sahte Senin? (1969), ?Kader Diyorlar Buna? (1969).
Paprika da Şükran Ay?ın sesiyle (elbette Coşkun Plak?tan) söylüyor; ?Kim Derdi Ki Biz Ayrılacaktık/Ayrılacağız? (1969) (Cavit Deringöl).
Bülent Oral, o yılın sevilen şarkını yorumlar; ?İnleyen Nağmeler? (Zeynettin Maraş).
Filmin şimdiki halinde, belki iyi korunamadığı için, orijinalinde yer alan 6 şarkı yok; ?İçip İçip Başım Dönsün? (Teoman Alpay); ?Gizli Aşk? (Zeynettin Maraş); ?Kalbime Kilit Vurmadım Ya? (Timur Alpsakarya); ?Senin Kahrın Çekilmez? (Suat Sayın); ?Seni Fırsat Düşkünü? (Suat Sayın); ?Kader Diyorlar Buna? (Suat Sayın).
?Gypsy Love? (1909) (Franz Lehár) 5 sahnede (Paprika "Saçımım bir teli bile senin değil" derken; Yiğit?in resmini bir araya getirirken; Remzi Baba, Yiğit?e Paprika?yı anlatırken; Paprika, Napolyon Falı?na bakarken; Bülent?le giderken);
?Una Canzone? (1968) (Bracardi / Pascal) 3 sahnede (Yiğit, 2 kez Çergi?yi terk ederken; Arabacıyla elbiseleri değişirken);
?Rain And Tears? (1968) (Papathanassiou / Bergman / Pachelbel) 5 sahnede (Nihal aşkını söylerken; İki kez, Remzi, Yiğit?le Paprika için konuşurken; Düğün gecesinde; Film biterken) kullanılmış.
Ayrıca Bülent, Çergi?de Paprika?ya hayran hayran bakarken ?Ne Me Quitte Pas? (1959) (Jacques Brel) var.
Paprika?yı Adalet Cimcoz; Yiğit?i Doğan Bavli; Nihal?i Jeyan Mahfi Ayral; Gaddar ve Hilmi Çoşkun?u Sadettin Erbil; Remzi?i Rıza Tüzün; Güllü?yü Nevin Akkaya; Ülkü?yü Tijen Par; Asım Nipton?u Erdoğan Esenboğa seslendirmiş.
Hilmi Coşkun?un oğlu Hikmet Coşkun da Yiğit?in çocukluğu rolünde. Bu biraz zorlama olmuş. Ayrıca filmden o dönemdeki 45?lik plakların (elbette Coşkun Plak) nasıl yapıldığını öğreniyoruz.
Belki de filmin sürprizi; Bülent?in evinde ve Çergi?de gördüğümüz kişi Suat Sayın mı?
Serpil Örümcer ?Koş Aşkım Koş?da (tabii ki Coşkun Plak) çok başarılı. Durul Gence 5?lisi eşlik etmiş. Orkestra solisti olarak bambaşka yerlerde olabilirdi; "Yabancıydık daha dün ikimiz//Bugün tanıştık atıyordu kalbimiz."
Romanda Zoltan Gabor, lider olabilmek için karısı Ksampas ve Paprika?nın annesi Lila?yı zehirler. Filmde bu yeteri kadar işlenmemiş.
Yiğit Alp, Kazablanka?ya geldiğinde hayranlarına resimlerini atar. Kitaptaki Rogi Jancsi, Marcus Lokantası önünde bekleyenlere para atıyor.
Romandan farklı olarak at hırsızlığı ile suçlanan kahramanımız ?masum olduğu anlaşıldığı için? mahkûmiyet yaşamaz. Ama yine de Kazablanka görevlisi onun hapis yattığını söylemişti.
Delikanlı düğün evini terk ettiğinde ?The Warsaw Concerto? (1941) (Richard Addinsell) duyulur.

Paprika bir sahnede gülsek mi ağlasak mı bilemediğimiz bir şey söylüyor Yiğit?e; "Lütfen defolup gider misin sen."



capone avatar capone 04 Aralık 2007 20:08:12

türkan şoray ve ediz hun un başrolünü paylaştığı ateşli çingene nin tekrarı.engin çağlar ve mine mutlu nun kimyasının birbirine uymadığı vasat bir film

Yandex.Metrica