Yeni Site Hakkındaki Yorumlarınızı
Bize Bildirin!

Hepsi1

Hepsi1

7,17

(42 kişi yorum yaptı)

2012-07-31 16:31:59 1 Ocak 1970 1 Saat 20 Dk Dram Duygusal Komedi Gençlik Dram, Duygusal, Komedi, Gençlik

Yönetmen: Yonca Güzelpınar Kartal Çidamlı Yonca Güzelpınar, Kartal Çidamlı

Ülke: türkiye

Oyuncular: Tolgahan Sayışman, Sercan Candar, Barış Yalçın, Burakhan Kavraz, Erkan Sevinç, Dila Kemer, Emre Cilasın, Veli Ölmez, Sevcan Akan, Kemal Erek Devamını Gör...

Konusu : Cemre, Eren, Gülçin ve Yasemin, okulda büyük ödüllü bir yarışma düzenleneceğini öğrenince büyük bir çelişki içinde kalırlar: Yarışma onlar için çok büyük bir fırsattır, ancak katılırlarsa Murat Boz konserine çıkıp okul kurallarına uymadıkları ortaya çıkacak ve başlarına büyük bir bela açacaktır. Cemre, Emre’yle yakınlaştıkça kafası karışmakta, Emre ise girdiği iddiadan dolayı kendini büyük bir çıkmazın içinde hissetmektedir. Cemre, her ne kadar Emre’nin iyi biri olduğunu düşünse de, Emre’ye bir türlü güvenememektedir. Barış, iddiayı kazanabilmek için, Bahadır Hoca’dan tango dersleri alır. Eren ise, herşeyden habersiz, Barış’ın bütün sınıf önünde yaptığı süprizden oldukça etkilenir: İlk defa bir erkek, kalbinin derinliklerine ulaşmayı başarmıştır. Korkut, Yasemin’in kalbini kazanabilmek için, organik şekerden yardım alır ama kişiliğinden ödün vermemeye de kararlıdır. Alev ise, kızlarla baş edebilmek için yeni planlar yapmaktadır: Okulun iyi dansçılarından Esra’yı ekibine katar ve Esra’dan aldığı bir fikirle, kızların önünü kesmek için çareyi, doğa üstü güçlerde arar! Bu arada Gülçin, sokakta bulduğu, adını ve nerden geldiğini hatırlamayan yaşlı bir kadını eve getirir ve kızlar, teyzeyi ailesine kavuşturmaya çalışırlar. Karşılık beklemeden yaptıkları bu iyilik, büyük bir sürprizle sonuçlanır. 32. bölüm Özeti: Barış ve Mert, salonda sızmıştır... Öğlene doğru önce Barış, uyanır. Mert’e, “Oğlum, çok acaip bir rüya gördüm. Piyangodan 5 milyon çıkıyordu!” “Ne rüyası ajan;! Sapına kadar gerçek! 5 milyon sana çıktı!” “Saçmalama basit ben bilet almadım ki!” “Ajan! Ne içtin sen dün gece; kafan mı iyi hala! Bileti sana Eren aldı!” Barış, “Tıpkı rüyamdaki gibi!” “Ajan; çıldırtmasana adamı, zaten başım çatlıyor... Rüya falan değil, hepsi gerçek!” Barış, “ O zaman bilet nerede?”... Barış ve Mert, bileti arar ama bulamaz; bilet kaybolmuştur!.. Cemre, söylenerek uyanır: “Of ya... ev acaip dağıldı... Şimdi kim toplayacak evi!” Yasemin’le birlikte odadan çıkar, salona girer ve şok olurlar... Ev pırıl pırıldır: Bütün süsler kaldırılmış, koltuklar yerleştirilmiş... kısacası herşey yerli yerindedir. Yasemin: “Rüya mı bu?” Cemre: “Sus, sakın sesini çıkarma! Rüyaysa da, biraz daha keyfini sürelim! Korkut ve Bora, ellerinde müzik sistemi, Mert’in evine girerler. Barış, “Nereden geliyorsunuz?” “Kızlardan... evi topladık, senin aletleri getiriyorduk!” Bu arada, Barış’ın montu da kayıptır. Barış ve Mert, biletin montun cebinde olduğunu düşünmektedir (gece herkesin kafası iyi olduğu için detayları hatırlamakta güçlük çekerler)... Barış, Bora’yı suçlar. İyilik olsun diye ortalığı toplayan Bora, bozulur ve çekip gitmeye kalkar ama Barış yakasına yapışır: “Dur bakalım! Nereye gidiyorsun?” Gülçin ve Eren de salona gelir. Kızlar, evin derli toplu ve pırıl pırıl olmasının şaşkınlığını üzerlerinden atamadan çocuklar gelir. Önce evin toplanmasının sırrı ortaya çıkar: Bora evi temizleyip, toparlamış, sonra da koltukları taşımak için Korkut’tan yardım istemiştir. Ardından kaybolan bilet konuşulur. Biri “Barış! Bileti bizden saklamıyorsun değil mi?” diye ortaya bir laf atar ve ondan sonra ortalık karışır... Herkes birbirini suçlamaya başlar. Bu arada, geceyi erken bitirmiş olan Füsun ve Zeynep, olanlardan habersiz yeni yılın ilk günü, kahvaltı etmek için, sahildeki çay bahçelerinden birine gelmişlerdir. Herkes hep bir ağızdan konuşurken (dedektif) Korkut, olaya el atar: Önce yılbaşı gecesi kimlerin olduğu tartışılır. Evlerin kapıları açık olduğu için herkes girip, almış olabilir. Daha sonra Bora, Emre’nin aşağıda sızıp kaldığını ve onu odaya götürüp yatırdığını söyler. Barış, önce Bora’yı yalan atmakla suçlasa da, daha sonra Emre’yi arayınca gerçek ortaya çıkar. Barış’ın sızmış yatarken üzerine örttüğü montu sabah evden çıkmadan önce Emre almıştır. Emre, montun ceplerine bakar: Bilet yoktur! Kızlar sonunda karar verir: “En iyisi, Erol Hoca’yı aramak!” Akşam üstü Erol Hoca, yılbaşı partisine katılan herkesi, okulun spor salonunda toplar: İnsanlar birer ikişer gelmektedir. Emre, geldiğinde Barış hemen koşarak gider. Montunu alır; her yerini arar; bileti bulamaz. Emre’yle Barış arasında, bileti sen mi aldın diye ufak bir gerginlik yaşanır. Korkut, yanlarına gelerek bir anda montu parçalamaya başlar. “Ne yapıyorsun oğlum sen?” “Abicim, filmlerde hep böyle oluyor, iki saat filmi seyrediyorsun sonunda bilet, astardan çıkıyor!” Tabii ki, montun astarından bir şey çıkmaz. Olan Barış’ın montuna olur. Korkut: “Boşver abi! Beş milyonu alınca, kendine yenisi alırsın!” “Basit! Ne beşi... bu gidişle ancak üçün birini alıcaz” “İyi, o da yeter!” Sinirlenen Barış, Korkut’a girişir. Kavga, Erol Hoca’nın gelmesiyle kesilir. Herkes gergin ve telaşlı olmasına rağmen Eren, sinir bozucu bir şekilde sürekli yeni makinasıyla fotoğraf çekmektedir. Okulun Fotoğraf Kulübüne üye olan Bora, Eren’e kulübe üye olmasını söyler. Bu arada kızlar, Alev ve Berna’yı da çağırmıştır. Erol Hoca, Alev’lerin partide olmadığını söylese de, kızlar, her işin altında onlar çıkıyor hocam, diyerek Alev’leri çağırma nedenlerini açıklarlar. Erol Hoca, Alev’lere yılbaşı gecesi nerede olduklarını sorar. Alev’ler bir partiye gittiklerini söylerler. Erol Hoca, tam soru soracakken işe Panzer el atar: “Durun! Gerçeği anlamak için çarpraz sorgu yapmak lazım!” “Çarpraz sorgu mu?” “Evet! Ben KGB’den öğrendi...” Panzer ve Erol Hoca, Alev’i bir odaya alır. Bahadır Hoca ve Anuşka’da, Berna’yı başka bir odaya... kızları açık vermeleri için sıkıştırırlar! Ama sonunda onlardan da bir şey çıkmaz! Gece olduğunda, Barış ve Eren sahlde olayı tartışırlar. Ama durum öyle bir hali alır ki, sanki birbirlerini suçlar gibidirler... O sırada sinemadan çıkıp eve yürümekte olan Korkut ve Yasemin de olayı tartışırlar. Cemre ve Gülçin evde paranın insanı bozup bozamayacağını tartışırken olaylardan habersiz Füsun eve gelir. Kızlar olanları anlatır. Zeynep eve geldiğinde, Bora ve Mert yalnızdır. Olanları Zeynep’e anlatırlar... Sabah, Cemre ve Yasemin bale dersindedir. İyi bi rperformansın ardıdan Berbatov’un kendilerine iyi davranmasından yüz bulan kızlar, bir hata yapıp modern bale konusunu açarlar ve açtıklarına açacaklarına pişman olurlar. Mert okula geldiğinde Barış, Bora’yı sorar. Mert, Bursa’ya sevgilisini görmeye gittiğini söyleyince Barış delilir: “Basit! Senin yüzünden resmen adamı elimizden kaçırdık!” “Ajan, akşama gelecekmiş!” “Bekle gelir!...” Barış ise sabah, piyango idaresini aramış ve acı haberi öğrenmiştir. Bileti kim getirirse, ikramiye ona verilecektir. Barış, biletin arkasını imzalamadığı için kendini suçlar. Eren ise Gülçin’le birlikte fotoğraf kulübüne gider ve üye olur. Füsun odasında otururken, Zeynep’in öğretmeni Oya gelir. Zeynep’in teyzesi olmadığını öğrenmiştir. Velayet konusunda işler karışmaya başlar! Akşam Barış ve Mert evde Bora konusunda tartışırken Bora üzgün bir şekilde eve gelir. Bursa’daki sevgilisi onu terk etmiştir!.. Barış ve Mert, Bora’yla dalga geçeerken, çok kırılan Bora, kızlara çıkar... Mert, “Bileti o almış olsaydı, geri dönmezdi!” Bora, kızlara içini döker. Onlarla dertleşir. Bora’nın yaşadıkları, Cemre’nin yaşadıklarının karbon kopyası gibidir. Özellikle Cemre, Bora’nın durumundan çok etkilenir. Bu arada titizlik konusunda da Bora, Cemre’yi aratmamaktadır. Her defasında Cemre, kızları uyarmadan önce Bora, kızlara müdahale etmektedir. Cemre’nin keyfi yerindedir. Bora’yla kanka olmuş gibidirler. Füsun, Mert’lere gelip, Oya öğretmenin herşeyi anladığını anlatır. Köşeye sıkışmışlardır. Mert, “Sana güveniyorum Füsun Teyze! Ne gerekiyorsa yap,” diyerek Füsun’a her türlü yetkiyi verir. Gece, Gülçin’in günlüğünü yazmasıyla son bulur. Ertesi sabah Sevgi ve Derya ajansta iş konuşmaktadır. Sevgi, Derya’ya, yeni reklam kampanyası için, kızları ve çocukları ayırmayı ve iki gruba farklı çekimler yapmalarını söyler. Derya, işe duygularını karıştırmaya başladın, deyince Sevgi Derya’yı tersler... Bora ve Eren, okulda fotoğraf çekerken Barış yanlarına gelir. Bora, Eren’in de kalbini fethetmiş gibidir. Kızlar Bora’yla çok iyi anlaşmaya başlamıştır. Alev ve Berna ise, kaybolan biletin peşine düşmeye karar verir. Herkes okuldayken, Mert’in evine giderler! Gülçin’le kafede karşılaşan Bora, onun da derdine ortak olur. Mert’in maço triplerine gıcık olduğunu, normalde öyle tiplerden hoşlanmadığını söyler ama, ona evini açıp sokakta bırakmayan Mert’in pırıl pırıl bir kalbi olduğunu da eklemeden geçemez. Ayrıca, Mert’in Gülçin’e deli gibi aşık olduğunu da söyler... Bora herkesin kankası olup, çıkmıştır... Erol Hoca, Füsun’u ziyarete gider. Birlikte kahve içerler. Erol Hoca, Füsun’un boşanma davasının nasıl gittiğini sorar. Füsun olanları anlatır. Erol Hoca, bir şeye ihtiyacınız olursa çekinmeyin, her zaman yanınızdayım,” der. Çocuklar aralarında, Bora’nın kızların yeni kankası olmasını tartışmaktadır. Emre, “Oğlum boşuna dert etmeyin, o çocuktan zarar gelmez” derken Mert, “Ummadık taş, yarara baş!” felsefesindedir. Korkut, “Oğlum çocuğun Bursa’da sevgilisi var,” der. Barış dalga geçer. “Tabii tabii... Onun da kokusu çıktı; güya kız bunu terk etmiş!” Alev ve Berna, Berna’nı bulduğu maymuncukla gizlice Mert’in evine girer ve her tarafta bileti arar ama bulamazlar. Tam evden çıkacakken Zeynep’in içeri girmesiyle ne yapacaklarını şaşırırlar. Hemen Zeynep’in odasına gidip, daha öncenden karıştırırken gördükleri maskeleri kafalarına geçirip, Zeynep’e görünmeden evden çıkmayı başarırlar. Tam merdivenlerden inerken Mert ve Korkut, yukarı çıkmaktadır. Alevler ellerindeki maymuncukla kapıyı açıp, kızların evine girer!.. Çocuklar yukarı eve çıkarlar. Bir süre sonra Alev’ler ortalık sakinleşti diye evden çıkmak üzereyken merdivenlerden sesler gelir. Bu kez gelenler kızlardır! Alev’ler kendilerini kızların odasına (kapı olan oda) zor atar... Kızlar eve girer, ev dağıtılmıştır. Kızlar panik olur: “Eyvah, hırsız!” Çocuklar eve girdiğinde, ortalık dağılmış, herşey birbirine girmiştir. Zeynep, dağılmış oyuncaklarını toplamaktadır. Kızlar çığlıklar atarak Mert’lere gelir: “Hırsız! Evde hırsız var!” Mert ve Korkut, koşarak kızlara gider. Kızlar ise Mert’lerde kalır! Mert ve Korkut, kızların evine gider ve bir süre Alev’lerle kovalamaca yaşarlar. Bu sırada kızlar da aşağıda tedirgin beklemektedir. Zeynep ise dağılmış olan oyuncaklarını toplamaktadır. Oyuncakları yerine yerleştirirken Zeynep, oyuncağın birinin içine saklanmış olan bileti bulur ve bileti getirip kızlara verir!



enigmacuture

3 Kasım 2018 22:06

sırf hepsi 1 grubunun promosyonunu yapmak için yapılmış korkunç dizi. grup üyesi gülçin bile dizi için pişmanlığım yorumunu yapıyor.

Cevap Yaz

SarpBayhan

27 Ağustos 2017 03:36

O dönem popüler bir müzik grubu olan Hepsi için yapılmış anlamsız sıradan bir gençlik dizisiydi. Kızların maceraları, erkek arkadaşlarıyla olan ilişkileri gibi klişe konuları işleyen bir gençlik dizisiydi.

Cevap Yaz

bltszlk

5 Haziran 2011 16:49

    ''Hepsi 1''  atv'de  hafta sonu sabahları tekrarları olan dizi.Show TV'den atv'ye transfer edilmişti.Sevmediğim gençlik dizilerden biri. Hepsi grubuna şarkı söylerken  yakışır dizi oyunculuğu yakımadı.Şarkıları süper.Tüm ekibe sevgiler.

Cevap Yaz

emre84

27 Aralık 2009 17:33

Eğlenmek amacıyla boş vaktiniz varsa izlenecek bir diziydi yani başarısız ve gereksizdi

Cevap Yaz

mrs.hsn

25 Ağustos 2009 16:12

Yapım şirketinin yada kanalın mı demeli her neyse Hepsi'nin müzikal anlamdaki başarılı kariyer üzerinden elde etmeye çalıştığı ticari bir çalışmaydı bncede.Eh sonucuda gördük hüsran en fazla 7-8 ay dayana bildi o kadar.

Cevap Yaz

badenaz

29 Temmuz 2009 00:03

diziyi tartışmaya gerek yok sadece eğlenmek için izlenebilir. ticari amaçla yapılmış bir dizi olduğu çok belli.

Cevap Yaz

fdts

23 Temmuz 2009 01:30

çok gereksiz bir filmdi gençlikten çok hepsinin albüm aşamalarını anlatıyordu.

Cevap Yaz

erakman

28 Haziran 2009 11:42

  ne genclik dizisi arkadaşım.bu tam anlamıyla facia.oyunculuk yok,espriler yerlerde sürünüyor.gençlik dizisi dediğin çılgın bediş,7 numara gibi olur.0-6 yas grubuna belki hitap edebilir.

Cevap Yaz

mavi ege

7 Haziran 2009 13:58

orta derece denilebilir bazı espiriler bayattı ve süreklikendi şarkıları çalınıyodu ne kötü ne iyi orta

Cevap Yaz

enigmacuture

5 Şubat 2009 15:57

yapmacık sulu ve kötü. hiç beğenmedim.

Cevap Yaz
Yandex.Metrica