İmdat İle Zarife

8,03

( 4 kişi yorum yaptı )

İmdat İle Zarife

Sinema Filmi

1991

Künye

Yönetmen Nesli Çölgeçen
Senaryo , ,
Yapımcı Reha Arın
Müzik Nadir Göktürk
Görüntü Yönetmeni Aytekin Çakmakçı
Tür Dram, Komedi
Özellikler 35 mm, Renkli
Ülke Türkiye
Etiketler Ayı, Ayı Oynatıcısı, Başlıkta Karakter İsmi, Def, Zarife Daha Fazlası

Ekip

Kurgu Mevlüt Koçak (Kurgu)
Sanat Yönetmeni Annie G. Pertan (Sanat Yönetmeni)
Yönetmen Ekibi Hakan Aytekin (Yardımcı Yönetmen)
Post-Prodüksiyon Hilmi Güver (Jenerik Tasarım)
Utku Çelik (Dijital Restorasyon)
Işık Ekibi Aydın Yurteri (Işık Şefi)
Makyaj Ekibi Mira Civelek (Plastik Makyaj)
Ses Ekibi Mehmet Kılıçel (Ses Kayıt)
Seslendirme Ersin Sanver (Seslendirme Yönetmeni)

Firmalar

UTV (Yapım)
Mtv (Yapım)
Vipsaş Post Production (Restore)

Son Yorumlar (4)

MGUNAY avatar MGUNAY 01 Mart 2015 13:16:31

10

harika bir yapım. doğa ve çevreyi anlatan hayvanlarında dünyada yaşama özgürlüğünü anlatan mükelmel bir film mutlaka izleyin.

eylül fırtınası avatar eylül fırtınası 28 Ekim 2011 23:40:10

10

Kardeşim Benim,Züğürt Ağa,Selamsız Bandosu gibi büyük filmlerin sessiz ve mütevazi yönetmeni Nesli Çölgeçen'in dördüncü ve ilk üç filmin başarısından bir hayli uzakta,kıyıda köşede kalmış bir çalışması.İmdat ile Zarife;çekildiği dönemin sinemasal koş ulları itibarı ile gösterim şansı pek bulamamış,seyircinin de eleştirmenlerin de pek ilgi göstermediği,Tv kanallarında da yıllardır gösterilmeyen,iyi niyetli,iddiasız ve kendi halinde bir film.Emir Kusturica'nın 1988 yapımı kült filmi Çingeneler Zamanı,rüya misali görsel atmosferi ile olduğu kadar içerdiği lirizm ve hüzün duygusu ile de bütün dünyada coşkuyla karşılanmıştı.Dünyada olduğu kadar ülkemizde de geniş bir seyirci kitlesi tarafından sevgiyle bağırlara basılan filmin,kulağımıza hiç de yabancı gelmeyen ve seyirciyi yüreğinin en hassas yerinden yakalayan ağıt misali müzikleri de uzunca bir süre etkisini sürdürmüştü.Nesli Çölgeçen bu filmin etkisiyle çingenelerin kendine özgü renklerle süslü dünyasını anlatan bir film yapmak istemiş olabilir.Kaldı ki film çok baskın olmasa da yer yer Kusturicavari bir otantizme ve ''çingene romantizmine'' göz kırpıyor.Diğer yandan,doğal yaşam ortamından acımasızca koparılan ve burnuna takılan halka ile büyük kentte yaşamaya mahkum edilen Ayı Zarife'nin dramını da merkezine alarak hayvan haklarına dikkat çekmeye çalışan film,bu duyarlı ve sosyal sorumuluk içeren tavrı ile de belgesel bir kimliğe bürünüyor.Bu nokta da akıllara yine 1988 yapımı bir başka meşhur film  geliyor:Ayı (L'ours- Jean-Jacques Annaud)İmdat ile Zarife,bu yönüyle yukarıda bahsettiğim filmlerin yarattığı etkinin fazlasıyla hissedildiği,kıvamını ve kimliğini bulamamış bir film olarak değerlendirilebilir.. Filmin bir başka eksisi ise çingenelerin dünyasını alışılagelmiş,tahmin edilebilir ve şekilci bir bakış açısı ile betimlemesi ve buna uygun hayli normatif bir oyunculuk anlayışı.Başrolde büyük oyuncu Şevket Altuğ olunca beklentiler elbette yüksek oluyor ancak Altuğ kendisinden beklenmeyecek derecede sığ ve basmakalıp bir ''ayıcı roman'' tiplemesi ile hayal kırıklığı yaratıyor.Buradan haraketle sinemamızın bütün dönemleri itibarı ile varolan bir eksikliğine veya ''kolaycılığa kaçma'' anlayışına dikkat çekmek istiyorum:Türk Sineması,öteden beri belirli bir coğrafi bölgeye veya kültüre dahil tiplemelerini(karadenizli,doğulu,roman,balkan göçmeni,Bolu'lu aşçı vb.)toplumda genel algılanış duygusuna uygun olarak oldukça tek boyutlu ve giderek karikatürize biçimde resmetmiştir.Elbette ki içinde bulunulan coğrafi koşullar (iklim koşulları dahil)ve sosyal zemine ilişkin veriler; bireyin kişiliğinin oluşmasında,davranış ve tutumlarında,konuşmasının,giyim tarzının vb.şekillenmesinde birincil derecede etkendir;ancak her birey her türlü etkenden bağımsız olarak öznel bir kişiliğe sahiptir.Bireyler,ait oldukları sosyokültürel yapı ile özdeşleşmiş gibi görünseler de,kendi iç dünyalarında sahip oldukları farklı farklı duyuları,kıvrımları,köşeleri,çıkıntıları ve gizemleri ile apayrı ve özgür birer yapı taşıdırlar.Ama Türk Sineması için laz lazdır;çingene çingenedir.Lazlar kemençe çalar,hamsi yer,sinirli ve kavgacıdırlar,tabancalarının sapını gülle donatırlar ve ''uyyyy'' nidasını eksiksiz olarak bütün lazlar kullanır.Çingeneler;günün 24 saatini çalgı çalıp oynayarak ve içki içerek geçirirler.Kadınlarının da tamamı falcı ve çiçekçidir.Gündeliğe giden,apartman merdiveni silen bir roman kadınına hiçbir filmde rastlayamazsınız.Bütün romanlar sevimli ve sempatiktir.Ediz Hun'lu Türkan Şoray'lı filmlerdeki İspanyol çingenesi gibi giyinenleri ise hiç sormayın gitsin.Türk Sinemasına göre,balkan göçmeni tiplemeleri ise her zaman şişman ve sevimlidir.Tamamının ismi ''Üsmen'' olup ''tebe kapçık ağızlı'' diye lafa başlamayanına şimdiye kadar rastlanmamıştır.İmdat İle Zarife filminde de büyük usta Şevket Altuğ ,bu ezberleri paramparça edecek oyun gücüne rağmen maalesef alabildiğine klişe bir oyunculuğun tuzağına düşmekten kurtulamamış... 

badem ağacı avatar badem ağacı 12 Kasım 2007 16:21:11

imdat ile zarife eğlenceli ve bir o kadar daduygusal bir film. bir insanla ayı da olsa :) bir hayvanın arasındaki duygusal bağı ve adamın hazin hikayesini cok güzel alatmış bu film

rasim78 avatar rasim78 05 Mart 2007 23:46:03

5

vasatı aşmayan bi film.
Sevemedim nedense

Yandex.Metrica