Ateşli Çingene

8,79

( 25 kişi yorum yaptı )

Ateşli Çingene

Sinema Filmi

1969

“Bu nasıl bilmecedir//Açıklasan olmaz mı?”
Kör Salih’in ‘lezzetlensin’ diye sirkeye bulanmış kamçı ile cezalandırdığı Derbeder Ali ve sevgisini bir türlü belli edemeyen Gelincik.
Ali; “Vururken o herif, için sızlamadı değil mi?”
Gelincik; “Niye sızlasın, dayağı yiyen sensin. Ama doğrusunu istersen koltuklarım kabardı. Kırbacı yerken ‘gık’ bile demedin.”
Ali; “Ne biçim kızsın, kötü desem değilsin. İyi desem hiç değil. Bazen öyle zalimsin ki.”
Gelincik; “Kabahat bende değil içimdeki şeytandaymış. Nigar Nine öyle diyor.”


‘Paprika’nın (Erich von Stroheim) (1935) (Nil Yayınevi–1963) (Çeviren; Günseli Tunç) bir uyarlaması. Ganj Nehri yakınlarından, asırlar önce başlayan yolculuk Hindistan’ın haşarı çocuklarını Anadolu’ya getirmiş. Çigan Uleman Kafilesi. Tekerlek gıcırtıları, nal sesleri, köpek havlamaları. ‘Perişan ama vahşi bir güzelliğe sahip çingeneler’ (sf. 10). Hudutsuz hürriyeti anlatan bir aşk şarkısı.
Hiçbir yerde 2–3 günden fazla kalmazlar ama bu kez o güzel ağaçlıkta (kitapta ‘söğütlük’) durmaları gerek galiba. Kraliçeleri Nazlı, doğum sancıları içinde. Kocası da daha yeni ‘öte tarafa göçmüştü’. Çergi için çok önemli olan çocuk ölü doğar. Falcı Nigar Nine çözüm bulmuş bile; Çevredeki köşklerden bir bebek çalar. Mücevher kutusundaki madalyonu da yadigâr olarak alıyor. Ertesi sabah; “Heey, uyanın be, Nazlı doğurdu.” Kar gibi, gül gibi, çiçek gibi olan küçük kıza bir gelincik tarlasında ‘dünyaya geldiği için’ Gelincik adı verilir.
“Bu kızın hayatı ateşli, öfkesi alev gibi olacak. Gururu onu bırakmayacak… O bir tek erkeği sevecek. Ama bu aşkı, ruhunun derinliklerinde her zaman gizleyecek.” Ayrıca çok kıskanç olacakmış. (Ne yazık ki ‘Gelincik’ tarlası ve adı, romandaki ‘kırmızıbiber tarlası’ ve Paprika’nın yakıcılığını veremiyor.)
Yaklaşık 20 yıl sonra. ‘Zeytin karası gözler, kuzguni renkte pırıl pırıl saçlar, kıpkırmızı şehvetli dudaklar’; Gelincik. Güzelliği nedeniyle bütün erkeklerin gözü onda, kadınların ise nefreti. Onun için yanıp tutuşan Derbeder Ali’yi ‘başka kızlara bakarsa gözlerini oyacak kadar çok sevmiş’. Ama ortada fol yok yumurta yokken Nilüfer’i kıskanıp delikanlıyı bunaltıyor. Oysa Derbeder, üç telli kemanıyla Gelincik için besteler yapmış. İsteği yalnızca bir çift tatlı söz. Ama o güzel ağızdan duydukları; “Pis kemancı, kalaycı çırağı.”
Derbeder’i üzsün diye Çeribaşı Salih’i bile kullanır. Bu tek gözlü ayı oynatıcısının ‘meşhur saati’ni Ali’nin kuşağına saklıyor. Sonuç 30 kırbaç. Genç kızın huysuzluğu bitecek gibi değil. Öyle ki delikanlı onun için çaldığı at nedeniyle cezaevi yolunu tutarken mutlu sayılırdı; “Böylesi daha iyi oldu. Senden uzak olsun da varsın mahpushane olsun gideceğim yer.”
Cezası biten Ali, İstanbul’da ‘kalplerimizin kraliçesi, sevgili ses yıldızımız Sevda Pekcan hanımefendi’nin yardımıyla ünlü bir kemancı olur. (Romanda, başarısı nedeniyle İmparator François Joseph altın bir sigara tabakası armağan ediyor.) Bu arada Salih, eziyet ettiği ayısı Kocaoğlan tarafından öldürülmüş. Kader işte, kendisi de Gelincik’e sahip olabilmek ümidiyle karısını ve Nazlı’yı zehirlemişti.
Alisini görmeye İstanbul’a giden genç kız bu kez de Sevda’yı kıskanıyor. (Yine çok şanslı sayılır. Sevdiceği için Budapeşte’ye giden Paprika ise bu ‘zorlu’ yolculukta Gar Şefi; Tren Kondüktörü; Kolu Dövmeli Gemici; Makinist; Tahta Bacaklı Adam ve Tramvay Biletçisi ile yatmak zorunda kalmıştı. ‘Uğradığı iğrenç taarruzların vücudunda bıraktığı izlerden’ Tuna Nehri’nde yıkanarak kurtulur.)
Çergiye geri dönen Gelincik ‘hiç konuşmuyor, gülmüyor, hep çadırında ağlıyor’. Durumu gören Nigar Nine, Ali’yi bir büyü ile getireceğini söylemişti ama işi sağlama alır; Mestan’ı delikanlıya gönderir. Derbeder de zaten buralarda mutsuz. Sevda’yı evlendirme dairesinde bırakıp sevdiği kıza koşuyor.
Ama Gelincik’in o gururu yok mu. İçi Ali’nin kollarına atılmak isterken dudaklarından dökülenler; “Hâlâ eski maşacı, eski kalaycı çırağısın.” Daha da ileri gidip Sevda’nın sevgilisi Eşref Hanzade ile evlenmelere kalkıyor. ‘Son anda’ Ali tarafından kurtarılır. Gerçek ailesini bulması da baba Hanzade, Nigar’ın filmin başında (dayanamayıp) cebine indirdiği madalyon ve omzundaki ben sayesinde olur.
Kitapta Paprika’nın annesi Lila bir çingene, babası ise Macar Kontu. Bu nedenle genç kız sarı saçlı ve yeşil gözlü. Kont, bir Romanla evlenmek istediği için hakaret eden arkadaşı ile yaptığı düelloda ölür. Falcı Zsuzsa, Paprika için “Hayatını, ihtiraslar, kıskançlıklar dolduracak” demişti. Derbeder gibi Rogi Jancsi’nin de başına gelmedik kalmıyor. Tek gözlü Zoltan Gabor’un 5 karısı var ama (sağlam olan sol) gözü Paprika’da. Eziyet ettiği ayısı Piszkos amacına ulaşmasına engel oluyor. Prenses Ilonka, kemancımızın Budapeşte’deki koruyucusu. Kardeşi Prens Estervari ise, Paprika’yı elde etmek için laf olsun diye yaptığı evlilik önerisi Kral’ın kulağına gidince gerçekten evlenmek zorunda kalır. Jancsi’nin onu öldürüp sevdiği kızla kaçışının sonu yok. Jandarmaların yaylım ateşiyle yere serilen sevgililer bu dünyada kavuşamamışlardı. Paprika’nın ‘ruhuna hâkim olan fırtına’ dindiyse sonrasında belki.


“Daha mı çekeceğim//Bunca çektiğim az mı?”
Gelincik’in babası Kâmil Bey ve arkadaşı Hanzade’nin Ali’ye söyledikleri; “Seni böyle güzel bir kızı üzdüğün için ömrün boyunca hapse, onu çok sevdiğin için de evlenmenize karar verdik.” (Cümledeki dilbilgisi hatası bir yana Derbeder’in genç kızı üzdüğü tek bir sahne bile yoktu.)
(Yazan: Murat Çelenligil)




Oynayanlar

Türkan Şoray Türkan Şoray Gelincik
Ediz Hun Ediz Hun Derbeder Ali
Esin Gülsoy Esin Gülsoy Sevda
Altan Günbay Altan Günbay Kör Salih
Oya Peri Oya Peri Nilüfer
Hulusi Kentmen Hulusi Kentmen Osman
Muammer Gözalan Muammer Gözalan Kamil
Bedia Muvahhit Bedia Muvahhit Nigar Nine
Mürüvvet Sim Mürüvvet Sim Sevda'nın Annesi
Zafer Önen Zafer Önen Eşref
Ahmet Turgutlu Ahmet Turgutlu Mestan Dayı
Faik Coşkun Faik Coşkun Biletçi
Ahmet Sert Ahmet Sert Arabacı
Sabahat Işık Sabahat Işık Nazlı
Hüseyin Güler Hüseyin Güler Yüzbaşı
Kudret Karadağ Kudret Karadağ Eşref'in Arkadaşı
Hakkı Kıvanç Hakkı Kıvanç Polis
Yaşar Şener Yaşar Şener Garson
Zuhal Erdem Zuhal Erdem
Haydar Karaer Haydar Karaer Mağazacı
Ayton Sert Ayton Sert Eşrefin Arkadaşı
Sıdıka Duruer Sıdıka Duruer Çingene
Tunç Günbay Tunç Günbay
Suna Pekuysal Suna Pekuysal Esin Gülsoy Seslendirmesi
Agah Hün Agah Hün Altan Günbay Seslendirmesi
Mümtaz Ener Mümtaz Ener Muammer Gözalan Seslendirmesi
Kemal Ergüvenç Kemal Ergüvenç Hulusi Kentmen Seslendirmesi
Tijen Par Tijen Par Oya Peri Seslendirmesi
Nevin Akkaya Nevin Akkaya Türkan Şoray Seslendirmesi
Sadettin Erbil Sadettin Erbil Ediz Hun Seslendirmesi
Sacide Keskin Sacide Keskin Sabahat Işık Seslendirmesi
Timuçin Caymaz Timuçin Caymaz Ahmet Turgutlu Seslendirmesi
Devrim Parscan Devrim Parscan Seslendirme

Ekip

Müzik ekibi Şükran Ay (Şarkılar)
Esin Engin (Şarkılar)
İsmet Nedim (Beste)
Yusuf Nalkesen (Beste)
Tasarım Mehmet Bal (Teaser Afiş Tasarımı)

Firmalar

Akün Film (Yapım)
Fanatik Video (VCD)

Son Yorumlar (25)

performer avatar performer 22 Eylül 2013 01:09:17

7

film bana sonlara doğru biraz daha iyi geldi. sonunu zor getirdim.

beyzacetin avatar beyzacetin 22 Temmuz 2013 17:03:13

Hayatımda gördügüm en güzel çingeneydi gercekten. O saclar, makyaj ve elbiseler muhtesem. Film de izlenebilir nitelikte ama cok da hayran kaldıgımı söyleyemem.

benimsinema avatar benimsinema 19 Temmuz 2012 22:51:07

8

bir asik bu kadar inatci olur, türkan soray i allah öyle bir yaratmiski, kadina yakismayan yok... cinegene rolü sip diye üzerine oturmus... metin erksanin yönetmenligiyle ve ediz hunun durusuyla ve tabii ki usta oyuncularin katkisiyla film izlenir ha le gelmis... buarada ses sanatcilarimizada ayrica tesekkür ederim

t_rex avatar t_rex 13 Haziran 2011 10:16:06

10

İşte! beni yeşilçama bağlayan  filmler serisinden bir tanesi: bir platoda  dişi mi dişi bir afet-i devran. Danslar, şarkılar,çingenelerin hippi ruhu yaşantıları.Kalıplardan sıyrılmış projeler. çok güzel hareketler bunlaR. Her şey sanat olunca güzeldi r.Bu projelerden bir taneside:'Fadik Cambazhane Gülü.'

delikadir39 avatar delikadir39 17 Mayıs 2011 12:49:05

10

Bu film yüzünden Türkan Şoray'ın çingene olduğu söyleniyordu ama Türkan Şoray kafkasya kökenli olduğunu açıklamıştı.Ne yalan söyleyeyim ben de öyle sanıyordum.

yedikule_zindanı avatar yedikule_zindanı 02 Kasım 2009 09:51:11

10

Güzel bir film idi bu da denk gelince izliyorum.Bir de S/B olan başka filmi de var Ediz ile Türkan'ın,Süleyman Turan'lı Cahit Irgat'lı,o da iyi..

Yandex.Metrica